Bölümler
Eşim beni aldatıyor mu? Bu soru kolay kolay söze dökülmez. Eve geç geliyor, eskisi gibi konuşmuyor, bir şey sorduğunuzda konu ya kapanıyor ya kavgaya dönüyor. İçinize bir şey oturmuş, ama gösterecek bir şeyiniz yok. Bir dedektifi aramak için de elinizde bir şey olması gerekmiyor.
Yapabildiğimiz iş şudur: Şüphenizi dinler, içinden araştırılabilecek kısmı ayırırız. Eşinizin size anlattığı iş dediği gibi mi, bunu sahada görür ve raporla size veririz. Evliliğinizi siz tanırsınız; hüküm de karar da sizindir.
Aldatıldığımı nasıl anlarım?
İnternetteki belirti listeleri bu soruya cevap vermez, çünkü aynı belirtiler işi ağırlaşmış ya da borcu olan birine de uyar. Yapılacak şey büyük soruyu küçültmektir. “Beni aldatıyor mu?” sorusunun tamamına dışarıdan kimse cevap veremez, ama içinde cevabı aranabilecek daha küçük sorular durur:
- Çalıştığını söylediği iş bugün de sürüyor mu?
- Sözünü ettiği iş yeri gösterdiği yerde mi, adı da söylediği ad mı?
- Yeni bir işten ya da ortaklıktan söz ettiyse o iş ortada mı?
Bunlar neden işe yarar? Çünkü cevap her zaman aldatma çıkmaz. İşini kaybedip söyleyememiş bir eş, kapanan dükkânını evde anlatmayan biri, “ortak oldum” dediği iş hiç başlamamış biri de eve aynı hâlle gelir. Bir evlilikte bunu bilmek de en az öteki kadar önemlidir, üstelik artık sorulabilecek somut bir şeyiniz olur.
Şüpheniz bu sorulardan birine dönüşüyorsa araştırma başlayabilir. Yalnız bir his varsa onu da anlatın; belki henüz erkendir, öyleyse size de öyle deriz. Sizi en çok geç gelmeler düşündürüyorsa eve geç gelme üzerine yazdığımız notla başlayabilirsiniz.
Henüz emin değilim, yalnız konuşmak istiyorum
Emin olmadan aramanın hiçbir sakıncası yok, çünkü ilk konuşma bir işi başlatmaz. Eşinizin neler anlattığını, neyi tutarsız bulduğunuzu ve hangi cevabı aradığınızı konuşuruz. Telefonu kapattığınızda sorunuzun araştırılıp araştırılamayacağını, araştırılacaksa neyle başlanacağını bilirsiniz. Sonrasında hiç araştırma istemeyebilirsiniz.
Konuşmak zor geliyorsa WhatsApp’tan yazın. İlk mesaj şu kadar olabilir: “Eşimle ilgili bir konuda görüşmek istiyorum.” Gerisini biz sorarız. Eşinizle ortak bir telefonunuz ya da hesabınız varsa oradan yazmayın; size nereden ulaşılacağını siz seçin.
Eşimle konuşmadan önce bilmek istiyorum
Bir kez sorulan soru geri alınmaz ve o konuşma, sorarken elinizde ne olduğuna göre bambaşka geçer. Bu aşamada en çok zarar veren şey kendi başınıza araştırmaya kalkmaktır: Eşinizin telefonunu karıştırmak sizi zor duruma sokar, çevresine sormak da konuyu ona kendi elinizle duyurmak demektir.
Bir yakınınızdan ya da arkadaşınızdan yardım istemek de ilk akla gelen yoldur, ama o zaman şüpheniz çevrenizde dolaşmaya başlar ve geri toplanmaz. Bizimle çalıştığınızda konu çevrenize açılmaz, o konuşmaya da tahmininizle değil, tarihi belli bilgiyle girersiniz. Konuşup konuşmamak, ne zaman konuşacağınız yine sizin elinizdedir.
Araştırmaya karar verdim, ne getirmeliyim?
Uzun bir hazırlığa gerek yok. Eşinizin size söylediklerini hatırladığınız kadarıyla anlatmanız işi başlatır. En çok şunlar işe yarar:
- Çalıştığı yerin adı ya da yaptığı işi nasıl anlattığı
- İş yerinin ilçesi ve mahallesi; bilmiyorsanız bildiğiniz kadarı
- İş için başka bir ilçeye gittiğini söylüyorsa o ilçe
- Bilginin hangi tarihe yetişmesi gerektiği
Elinizde bir kartvizit, iş yerinden gelen bir fatura ya da iş arkadaşından söz ederken geçen bir yer adı varsa onu da ekleyin. Bunlar için eşinize yeni bir soru sormanız gerekmez. Araştırma sürerken yeni bir şey öğrenirseniz bize yazın, kendiniz gidip bakmayın.
Rapor geldiğinde elinizde ne olur?
Rapor hangi gün nereye gidildiğini, neyin görüldüğünü ve neyin görülemediğini sırayla anlatır. Eşiniz hakkında yorum yapmaz, size ne yapmanız gerektiğini de söylemez. Raporun size nereden ulaşacağını da siz seçersiniz, ortak kullandığınız bir hesabı vermeyin.
Sonunda üç durumdan biri çıkar:
- Anlattığı iş dediği gibi. Firma orada, iş sürüyor. İçinizdeki soru bitmeyebilir, ama “böyle bir iş yok” korkusu kalkar ve soru başka bir yere döner.
- Sözle yer birbirine uymuyor. Dükkân kapanmış, adres başkasına geçmiş, firma bulunmuyor olabilir. Bunun aldatmayla ilgisi olmayabilir; ama eşinizle konuşurken artık neyi sorduğunuzu bilirsiniz.
- Görülen şey söze yetmiyor. Araştırma her zaman cevap getirmez. O zaman boşuna umut vermeyiz, nerede durduğunu raporda açıkça görürsünüz.
Sonrası size ait: Eşinizle konuşmak, beklemek, hiçbir şey söylemeden devam etmek ya da ayrılığı düşünmek. Bunların hiçbiri bizim önerimiz değildir. Boşanma tarafına geçecekseniz o aşamanın işi başkadır.
Eş takibi ücreti ne kadar?
Eş takibinde sabit bir fiyat yok: Rakam konuya, süreye ve ayrılacak gün sayısına bağlıdır. Konuyu ve yeri anlattığınızda rakamı söyleriz, nedenini de ücret yazımızda bulursunuz. Rakamı duymak sizi bağlamaz.
Eş işinde çizgi nerede?
Konu eşinizin size kendi anlattıklarıdır. Anlatmadığı bir ev, ikinci bir adres ya da başka birinin kimliği araştırmaya girmez, telefonundan alınmış bilgi de istenmez, ayrı yaşıyorsanız eş işi başlamaz. Bu çizgi size de yarar: Eşinizle yüz yüze konuşabileceğiniz türden bir bilgi kalır, başınıza iş açacak türden değil. İşini hiç anlatmayan ya da evden çalışan bir eşte başlanacak yer az olur; var mı yok mu, ilk konuşmada birlikte bakarız.
Eş araştırması hakkında
Eşim araştırıldığını öğrenir mi?
Eşinizle ya da çevresiyle görüşülmez, konunuz işin dışındaki kişilere açılmaz. Yine de bir bilginin hiçbir yoldan duyulmayacağına söz verilemez; kendi çevrenizde bu konuyu kime açtığınız da önemlidir.
Aldatıldığımı kanıtlar mısınız?
Aldatılma bir hükümdür ve onu araştırma değil siz verirsiniz. Size sunulan, görülenin tarihi belli ve açık anlatımıdır.
Eşimin anlattığı iş başka bir ildeyse ne olur?
Eşinizin işi Gaziantep dışında görünüyorsa bunu ilk konuşmada duymak isteriz. İl dışında saha sözü vermeyiz; işin Gaziantep’te kalan kısmı varsa onu birlikte ayırırız.
Şüphem yersiz çıkarsa ne olur?
Dedektifi aramak için şüphenizin haklı çıkması gerekmez. Eşinizin anlattığı iş dediği gibi çıktıysa rapor bunu da anlatır ve bunu kimseye açıklamak zorunda değilsiniz.
Son güncelleme: